İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mevsim geçişlerinde daha çok dikkat!

İnsan vücudunun en hassas ve dikkat edilmesi gereken zamanları mevsim geçişleridir. Ani hava değişimleri bağışıklık sistemi zayıf vücutlarda bazı hastalıklara davetiye çıkartmaktadır. Onun için mevsim geçişlerinde beslenmemize çok dikkat etmeliyiz. Özellikle bu pandemi döneminde daha da önem kazanıyor.

“Eylül ayına merhaba dediğimiz bu günlerde, beslenme gerek güçlü bir bağışıklık sistemi gerekse de pandemi süreciyle mücadele için oldukça önemli.

Sonbahar bir geçiş mevsimi olduğu için vücudumuz içinde kışa hazırlık zamanı diyebiliriz. Yaz aylarındaki beslenme düzeninin çeşitliliği, karantina günlerinde evlerde hareketsiz kalınması ve bayramlar, kutlamalar şeklinde uzayan zincirde alınan kilolar vücut için oldukça zorlayıcı olmakta. Bu dönemde hastalıklardan korunmak ve kilo kontrolü sağlamak küçük önlemlerle mümkündür. Mevsim geçişlerinde beslenmeye çok dikkat etmeliyiz.

Öncelikle yaz aylarından kalan fazla kilolarınızdan kurtulmak için düşük kalorili ve şok diyetlerden uzak durmak gerekiyor. Bu tür diyetlerin metabolizmanıza zarar verebileceğini ve vücudunuzda kalıcı hasarlara sebep olabileceğini unutmayın.

Tek tip beslenmek yerine beslenmenizde çeşitlilikler sağlayın. Yeterli ve dengeli beslenin. Özellikle sabah kahvaltısı başta olmak üzere öğün atlamayın. Gerektiği durumlarda ana öğünlerinizi ara öğünlerle destekleyin. Ara öğünler bir sonraki ana öğündeki besin alımınızı azaltmaya ve daha kontrollü bir tüketim yapmanızı sağlamaya yardımcı olacaktır.

Posa ve liften zengin meyve ve sebzeleri her gün tüketmeye çalışın. Ekmek tüketiminde tercihinizi beyaz ekmekten kullanmak yerine; tercihiniz tam buğday, kepekli, çavdar ekmeğinden olsun. Makarna da tercihinizi integral (tam buğday), kepekli, ruşeymli makarnalardan yana kullanın. Pirinç pilavı yerine bulgur pilavına öğünlerinizde yer verebilirsiniz.

Daha az tuz tüketmeye çalışın. Şeker ve şekerli ürünleri sık tüketmeyin. Ambalajlı ürünlerin tüketiminden de mümkün olduğunca kaçınmaya çalışın. Yağ tüketiminizi azaltın. Margarinden uzak durun. Yemeklerinizi haşlama, fırında veya ızgara pişirme yöntemleriyle pişirin. Yağda kızartma yöntemini tercih etmeyin.

Hava sıcaklıklarının azalmasıyla birlikte su tüketiminde de azalmalar gözlenmektedir. Susamışlığın geç kalınmışlık olduğunu unutmadan, susama hissini beklemeden su tüketiminizi gün içerisine yayarak, herhangi bir böbrek hastalığınız yoksa günde en az 2-2.5 litre su içmeye özen gösterin.

Uyku sürenizin ve kalitenizin açlık – tokluk hormonlarınızı etkilediğini unutmayarak, düzenli bir şekilde uyuyun. Uykuya geçişinizi kolaylaştırmak için; yatmadan minimum 4-5 saat önce ana öğününüzü yapmalı, yatmadan 2 saat önce uyarıcı besinler (çay, kahve, acı baharatlar vb.) tüketmemeli, triptofan aminoasidindan zengin muz, badem, süt gibi besinleri tüketebilirsiniz.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir