İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

MALAZGİRT VE SAKARYA

  1. Sultan Alparslan

1299 Osman bey

1921 Mustafa Kemal Paşa

Türk Milleti.

Müslüman Türk’ün devletleri.

Ya devlet başa, ya kuzgun leşe.

Anadolu’ya kapıların açıldığı 1071 yılında ecdadımızın yaptığı Malazgirt Meydan Muharebesinde ruhumuza bir bakın.

Aylardan Ağustos, günlerden Cuma;

Gün doğmadan evvel İklim-i Rûm’a,

Bozkurtlar ordusu geçti hücûma…

Yeni bir şevk ile gürledi gökler:

Ya Allah… Bismillah… Allahüekber… sözleriyle, şair ne güzel anlatmış. Marşın İlk kıtasında Türk milletinin ruhunu anlatan şair, son kıtasında da;

 

Yiğitler kan döker, bayrak solmaya;

Anadolu başlar vatan olmaya…

Kızılelma’ya hey… Kızılelma’ya…

En güzel marşını vurmadan mehter:

Ya Allah… Bismillah… Allahüekber…

‘Kızılelma’ya hey Kızılelma’ya diyerek gençliğe hedefini göstermiş.

Müslüman Türk milletine düşman olanlar, Malazgirt’te kalmamışlar. Girdiğimiz kapıdan atmak için Bilecik’te, Bursa’da, Konya yakınlarında (Miryokefalon), Mohaç ta, Çanakkale’de, Sakarya’ da hep önümüze çıkmışlar.

O gün Sultan Alparslan, yiğitlerine “Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım; ya da şehit olarak cennete giderim. Sizlerden beni takip etmeyi tercih edenler, takip etsin. Ayrılmayı tercih edenler, gitsinler! Burada emreden sultan ve emredilen asker yoktur. Zira bugün ben de sizlerden biriyim. Sizlerle birlikte savaşan bir gaziyim. Beni takip edenler ve nefislerini yüce Allah’a adayarak şehit olanlar, cennete; sağ kalanlar gaziliğe kavuşacaktır. Ayrılanları ise, ahirette ateş, dünyada da rezillik beklemektedir.” derken, Sultan Fatih, “Ya İstanbul beni alır. Ya da ben İstanbul’u alırım.” Mustafa Kemal Paşa da “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır” diyerek ecdadın gösterdiği hedefe yüründüğü tüm dünya ya gösterilmişti.

Malazgirt’te açılan kapı, Sakarya da düşmanın suratına kapatıldı.

Anadolu’yu vatan yapan ecdadımız asırlarca düşmanla çarpışırken, İstiklal Harbi’nde de vatanımızdan düşmanı atmak için kadın, çoluk, çocuk hep birlikte yıllarca, düşmanla savaşmıştır.

Hatta Sakarya’da; yeni bir Malazgirt destanı yazmıştır.

Ne demiş şair.

Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm-büklüm burulur,
Sırtına Sakarya’nın, Türk tarihi vurulur

Bize şanlı zaferleri yaşatan ecdadımdan Allah’ım razı olsun. Mekanları cennet olsun.

En güzel marşını vurmadan mehter:

Ya Allah… Bismillah… Allahüekber…

‘Kızılelma’ya hey Kızılelma’ya.

Hedefimizi unutmadık, unutmayız.

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir