İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Geçmişten günümüze “Sarayönü”

Antik epigrafik malzemeler ışığında Sarayönü çevresinin sosyo-kültürel durumu (5)

 

Sarayönü ve çevresinde tespit edilen kişi adları

 

Grekçe’de kişi adlarının bazılarını aldığı eklere göre erkek ve bayan adı olarak ayırabilmekteyiz. Bu ayırıma göre –os, as, ve –is sonekini alan soyadları sahip olduğu kişinin erkek olduğunu gösterirken, -ou, -a ve –i sonekleri kişinin bayan olduğunu göstermektedir. Sarayönü ve çevresindeki yazıtlardan derlenen kişi adları bu soneklere göre değerlendirildiğinde çok miktarda erkek adı ile karşılaşmaktayız. Kişi adlarının cinsiyete göre değerlendirilmesinde bölgede yaşayan insanların ataerkil bir aile yapısına sahip oldukları söylenebilir. Bu adlardan Κόνων – KÏŒnōn yaygın bir Hıristiyan ismi olarak Hacılar’da, Ilgın’da ve Atlantı’da kullanılmıştır.

Orestes de Sızma’da çokça görülen dini bir aileye mensup kişilerin adıdır. Iman ve Imen de Phrygia’da yaygın olarak kullanılan adlardandır ve bunlar Lykaonia, Pisidia sınırında da görülmektedirler. Sarayönü ve çevresinde tespit edebildiğimiz 29 Μανης – Manês adı tipik bir Lydia yerli adıdır ve kölelere, ait oldukları topraklara istinaden verilmektedir. Kölelerin memleketlerinin adıyla veya oradaki meşhur adla çağrılması Eskiçağ dünyasında yaygın bir adetti. Atina’da da Phryg köleleri Phrygas, Midas gibi isimlerle çağrılmaktaydı. Bölgede karşılaşılan Appas ve Tateis gibi adlar Phrygialı vatandaşlar tarafından hem Hıristiyanlıktan önce hem de sonra kullanılan Phryg kökenli adlara güzel bir örnektir.

Sarayönü ve çevresinde Hıristiyanlığın yaygınlaşmasından sonra oldukça moda olmuş isimlere örnek olarak Paulos, Paula ve Eugenios verilebilir. Sık karşılaşılan bir başka ad olan Alexandros da Hellenistik dönemi çağrıştırmaktadır. Bölgede en fazla rastlanan adlara bir başka örnek de Miros’tur. Bölgede görülen Latince şahıs isimleri de büyük bir ihtimalle İmparatorluk Mülklerinin işletilmesinden sorumlu görevlilere aittir.

 

Sonuç

Sarayönü ve çevresi Doğu Phrygia’da yer alan ve Eskiçağdan günümüze önemini koruyan bir coğrafyadır. Buna en güzel örnek de Konuklar Devlet Üretme Çiftliği’nin Roma Dönemi’nde de bir İmparatorluk Çiftliği olarak kullanılması (Bahar 1999: 31) olarak verilebilir. Burada yaşayan insanlar verimli toprakları ve zengin madenleri işletmekteydiler. Bu yüzden bazı geçiş dönemleri hariç yöre halkı daima varlık içinde yaşamışlar ve huzurlu bir hayat sürmüşlerdir. Huzurlu bir hayat sürmelerinde Toroslar gibi savaşçı insanların yaşadığı bir bölgeye mesafeli olmaları da etkili olmuş olabilir. Bölge, Phryg, Grek ve Roma unsurlarının beraberce yaşamalarına şahitlik etmiş önemli bir merkez olmuştur.

Madencilik sektöründe çalıştırılan işçilerin maruz kaldıkları sağlıksız ortamlar (Strabon: XIII. 3. 40) veya o dönemin ortalama yaşam süresinin kısa olması insanların genç yaşlarda ölmelerine sebebiyet vermiş olmalı ki 4. Bölüm’de yer alan apeleutheros, doulos, epitropus, threptos, threptra, threpsas, kurios, patronus ve syntrophos gibi terimler sosyal yaşamda sık karşılaşılan durumlara güzel örneklerdir.

Hristiyanlık’ın yayılmasından önce bölge inancında etkili olan Paganizmde yöre halkı yerel ve Grek tanrı(ça)larına beraberce tapınmaktaydı. Bu durum burada yaşamlarını devam ettiren Phryg halkının varlığını da ispat etmektedir. Epigrafik verilerin bize sağladığı bilgiler doğrultusunda bölgede yaşamış insanların bir düzen içinde hayatlarını sürdürdükleri, şehir yaşamının tüm kurumları ile işletildiği, Laodikeia’nın önemli bir idare ve cazibe merkezi olduğu söylenebilir.

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir