İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AH ŞU SALGIN YOK MU?

Olmaz dediğimiz ne varsa oldurdu. Alışamayız dediğimiz herşeye alıştık. Bu dönemde, teknolojinin ve sosyal medyanın nimetlerinden de, sonuna kadar yararlandık.

İNSANLAR Yaşamlarının ve vakitlerinin büyük bölümünü INSTAGRAM’DA geçiriyor. 2020 Tüm dünyada ders olan bir yıldı. Çok ciddiye aldığımız şeylerin, aslında ne kadar önemsiz olduğunu, ciddiye almadığımız olayların yaşamımızda ne kadar, belirleyici olduğunu fark ettik.

Unutulmayacak, bir dönem yaşıyoruz.

Bu yüzyılda bizlere denk geldi. Bundan ders çıkarmak ve anlamak lazım. Bu zor bir süreç. Spor yaparak, değişik aktivitelerle rahatlıyoruz, Sürecin geçici olduğunu, kendimize anlatmalı.

Her şey geçer. Önemli olan sağlık.

AİLE Birbirine bağlı olmalı. Her an, her şekilde, her şartta, birbirimizin yanında olmalı. Yeri geldiğinde, yapıcı eleştiri yapabilmeli. Yeniliklerin insanı olmalı. Gizli yetenekler ortaya çıkarılmalı. Yaratıcılık Allah vergisidir. Farklı hayal güçlerimiz olur.

AİLEMİZDE Birbirimizi tamamladığımız çok farklı yönler olur. Fazla öne çıkmayan GİZLİ ŞOVALYE olmayı da tercih edebiliriz. Çok özel anlarımız olur ve çok mutlu oluruz.

MUTLU OLMAK Ulaşılması gereken, zor bir hedef gibi görünür ama, aslında bazen, sadece bir tercihten ibarettir. Mutlu olmayı seçebiliriz. Farkında olmasak ta, çoğu zaman mutluluk, bizim elimizde. Yaşama nasıl baktığımız, bardağın hangi tarafını gördüğümüz, bu yüzden önemlidir. En olumsuz anlarda bile, Yaşama pozitif bakabilmeyi becermeye çalışmalı.

Üretince, MUTLULUK Arkadan geliyor. Günlük akışta yaşarız. İç sesimizi dinleriz. Herkes bir şeyin peşinde koşar. Olayları tamamen takip etmek imkansız.

Günbatımını izlemek güzel. HERGÜN EN AZ 20 dakika, sessizce kendimizle baş başa kalmak gerekir. Bahçe toprakla uğraşmakta rahatlatır. Negatif olmanın anlamı yok ki. Tek bir yaşam yaşıyoruz. Çocuklar ve torunlarla ilgilenmek harika.

Birikimlerimizi paylaşıp, yaşamlarına faydalı olabiliyorsak, bu bizlere haz verir. Sabah güneşin doğuşunu seyretmek te çok mutlu eder.

YAŞAMI biraz yavaşlatıp, mahvettiğimiz gezegenimize geri dönmeli. Özel yaşamımızı kendi içimizde yaşamalı. Anlatınca, malzeme olarak geri dönüş yapıyor. İŞTE Malzeme yapanları, takip etmeli.

KADINI İnciten, değersizleştiren her şeye karşıyız. INSANLAR Aslında, (Çocukluk Travmalarını) çözdükten sonra evlenmeli. İnsana, hayvana yapılan her türlü şiddet korkunç. Kabul edilebilir değil. İki kişinin birbirini anlaması, kabul etmesi çok önemli. Sonraları, tedavi edilemeyen, kabul edilmeyen, çözülmeyenler ortaya çıkabilir. ŞİDDET gören çocuk, ileriki yaşantısına bunu taşıyor gördüğünü uyguluyor…

BEYAZ Ferahlıktır, umuttur, yeni başlangıçlardır. Karamsarlıktan çıkmak, huzuru yakalamak, tertemiz olmak gerekir.

SAYGILARIMLA

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir